Bir lunapark hayalimiz var seninle, onlarca hayalden sadece biri. Seninle birlikte çocuk olma fikri aslında. Kahkahalarımızın birbirine karışacağını tahmin ettiğim bir yer.
1-2 sene bekleyeceğiz çok değil. Artık çabucak geçiyor zaman da ama sen yoksun ya şimdi özlemle dolu ya kalbim yavaşlıyor yelkovanın akrebi kovalayışı. Sen geldiğine bu şehre başlayacak yine yelkovan koşmaya sen yanımdayken yine uçup gidecek zaman. Bense elimi uzatıp durduramayacağım o zamanı. Beş dakika daha durabilsem yanında diye hesap yapacağım.
Şimdi ben yazarken bu yazıyı arka fonda '' Bu ayrılık bir de hasret çekilmez oldu.'' sözleri olan bir şarkı çalıyor. Rastgele açılmış bir şarkı fakat tam beni anlatan, bizi anlatan bir şarkı. Artık gitmek zorunda kalmayacağın zamanlar gelsin istiyorum. İkimizin de gitmek zorunda olmayacağı zamanlar.
Nerden nereye geldik aslında lunapark hayalimizi anlatacaktım ama konu yine sana olan özlemime geldi. Hep bekliyoruz ya biz sevgilim, artık bir şeyi daha bekliyorum. Elimden tutup beni lunaparka götüreceğin günü. Elimizde pamuk şekerleriyle lunaparkı gezeceğimiz günü. Beraber gönül rahatlığıyla eğleneceğimiz bir günü de bekliyorum artık.
**
Böyle çiçekli fotoğraflar çok hoşuma gidiyor sevgilim. Çünkü artık ben senin çiçeğinim. Sadece senin ÇİÇEĞİN. Ve bu beni çok mutlu ediyor. Sana sevgilim diyebilmek gibi, senin bana çiçeğim diye seslenişin gibi. Seninle yaptığım bir çok şeyin güzel olması gibi. O kadar uzun zamandır yazmıyorum ki sana. Cümlelerim sana yazılmak istiyor. Halbuki çok güzel bir mektup yazıp yollamıştım sana. İçine sen yokken kuruttuğum bir papatyayla bilikte. Maalesef sana ulaşmadı ama aynısından bir tane daha yapıp buraya gelince vereceğim sana. Sevineceğini düşünüyorum. Fotoğraflarımızı da çıkartırdım hem. Artık ikimizin içinde bulunduğu bir fotoğraf karesi var.


çok duygulu çok hüzünlü ama yaa. :)
YanıtlaSilher şey biraz öyle değil midir zaten :)
YanıtlaSil