30 Ağustos 2013 Cuma

Hayaller.

 Bir lunapark hayalimiz var seninle, onlarca hayalden sadece biri. Seninle birlikte çocuk olma fikri aslında. Kahkahalarımızın birbirine karışacağını tahmin ettiğim bir yer.
 1-2 sene bekleyeceğiz çok değil. Artık çabucak geçiyor zaman da ama sen yoksun ya şimdi özlemle dolu ya kalbim yavaşlıyor yelkovanın akrebi kovalayışı. Sen geldiğine bu şehre başlayacak yine yelkovan koşmaya sen yanımdayken yine uçup gidecek zaman. Bense elimi uzatıp durduramayacağım o zamanı. Beş dakika daha durabilsem yanında diye hesap yapacağım.
 Şimdi ben yazarken bu yazıyı arka fonda '' Bu ayrılık bir de hasret çekilmez oldu.'' sözleri olan bir şarkı çalıyor. Rastgele açılmış bir şarkı fakat tam beni anlatan, bizi anlatan bir şarkı. Artık gitmek zorunda kalmayacağın zamanlar gelsin istiyorum. İkimizin de gitmek zorunda olmayacağı zamanlar.
 Nerden nereye geldik aslında lunapark hayalimizi anlatacaktım ama konu yine sana olan özlemime geldi. Hep bekliyoruz ya biz sevgilim, artık bir şeyi daha bekliyorum. Elimden tutup beni lunaparka götüreceğin günü. Elimizde pamuk şekerleriyle lunaparkı gezeceğimiz günü. Beraber gönül rahatlığıyla eğleneceğimiz bir günü de bekliyorum artık.

**
















Böyle çiçekli fotoğraflar çok hoşuma gidiyor sevgilim.  Çünkü artık ben senin çiçeğinim. Sadece senin ÇİÇEĞİN. Ve bu beni çok mutlu ediyor. Sana sevgilim diyebilmek gibi, senin bana çiçeğim diye seslenişin gibi. Seninle yaptığım bir çok şeyin güzel olması gibi. O kadar uzun zamandır yazmıyorum ki sana. Cümlelerim sana yazılmak istiyor. Halbuki çok güzel bir mektup yazıp yollamıştım sana. İçine sen yokken kuruttuğum bir papatyayla bilikte. Maalesef sana ulaşmadı ama aynısından bir tane daha yapıp buraya gelince vereceğim sana. Sevineceğini düşünüyorum. Fotoğraflarımızı da çıkartırdım hem. Artık ikimizin içinde bulunduğu bir fotoğraf karesi var.

15 Ağustos 2013 Perşembe



Özlüyorum, sevgilim.
Böylesine birbirimizden uzak olmak üzüyor beni. Çevrende herkes sevdiğiyle beraber dolaşıyorken sen sadece düşünmekle yetinmek zorundasın. Bir sokak köşesinde karşılaşma ihtimalimiz yok, şimdi gel desem gelemezsin.
Ellerim üşüyor sevgilim. Senden uzakta, senin ellerinden uzakta daha zor her şey. Keşke her şey daha kolay olabilseydi. Yakınımda olabilseydin ama şimdi ben hiç birini değiştiremem sadece sevmeye devam edebilirim. Elimden sadece bu kadarı gelir. Cümleler tek düzeleşiyor artık. Hangi cümleyi kursam acaba bunu daha önce yazmış mıydım acaba diyorum. Çünkü artık anlatamıyorum, yazamıyorum sevgilim. Ellerimin avuç içlerinde olduğu günler gelsin artık istiyorum. Senin yanında olmak, her şeyimi yüz yüzeyken anlatmak istiyorum. Hangi mimikleri kullandığını bir olay karşısında nasıl tepki verdiğini bilmek istiyorum. Ben yüzünün her kıvrımını ezberlemek istiyorum.
Seni seviyorum, sevgilim. Tıpkı sana sevgilim demeyi sevdiğim gibi hatta daha çok. Seni anlatırken benim demek, sevgilim demek çok mutlu ediyor. Anlatamıyorum ama beni anlıyorsundur sevgilim inşallah. Çünkü ben hiç bitmesin istiyorum. Hep beraber ''kürek çekelim'' istiyorum.

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Böylesi çok zor, uzakta olmak senden.
Hep ters gidiyoruz birbirimize. Ben batıya doğru yol aldıkça sen doğuya dönüyorsun.
Hayat bile bazen bize karşı geliyor, üzülüyorum.
Yanında olmak mutlu ederdi beni şimdi.
Ben geçtiğim her sokakta senle de gezdiğimi hayal ediyorum.
Ellerimden tuttuğunu, mutlu olduğumuzu.
Mesela uzun bir yolculuğun bana düşündürdüğü en güzel şey bir gün seninle uzun bir yolculuk yapmaktı.


Seninle yolculuk yapmak istiyorum sadece. Uzun bir yolda başımı omzuna koyarak uyuyakalmak.

Tıpkı bu fotoğraftaki gibi.
Uyuyacağım zaman senin omzuna başımı koymak isterdim, orada huzurluca uyumak.
Gece olduğunda beraber yolu izlemek, yepyeni hayaller kurmak isterdim.
Düşünmesi bile güzel değil mi, sevgilim?
Zaten sen ve ben olduğunda bir çok şey güzelleşmiyor muydu?
Koridorlar, merdivenler, yemekhane sırası..
Çünkü yemekhane sırasına bile heyecanla giderdim, seni göreceğim diye
Gözlerim seni görmeyi istiyor, oysa ben ne çok bakmıştım sana
Yüzünü ezberlemek için, gittiğinde gözümü kapattığımda seni görmek için
Ama çare değilmiş sevgilim, zaman beynimde ki sana bile etki ediyormuş
Yine fotoğraflar canlı tutuyor hatıraları
Sırf bu yüzden çok fotoğrafımız olsun istiyorum
İstediğim zaman yüzünü görebileyim diye
Özlem ağır sevgilim, kalp zorlanıyor bazen
Çıkıp gidesi geliyor senin olmadığın şehirden
Ama ne çare ben gidebiliyorum ne sen gelebiliyorsun
Bunlar bizim aşkımıza bir şey yapamaz ama sevgilim
Ben seni çok büyük seviyorum çünkü.

*My hero

5 Ağustos 2013 Pazartesi

                                                          ''Bu aşk değil de nedir?''
Dinle bu şarkıyı bir ara sevgilim.
Ben şimdi gidiyorum başka bir şehre ama hep düşüneceğim, biliyorsun.
Ama vakit buldukça her şeyi yazacağım buraya. Yazmak belki bir çare.
Her şey iyi ve güzel giderken bozulmasın artık bir şeyler.
Ne senin gözünden ne benim gözümden yaş gelmesin artık.
Şimdi böyle her cümle de satır atlayarak yazınca şiir yazıyormuş gibi.
Ama yazamıyorum işte, belki bir gün yazarım senin için sevgilim.
Sen varsın yanımda manevi de olsa bunu bilmek çok güzel.

                                                        ''Ben O'na resmen aşığım.''

Ve tabi ki bu şarkı.
Hani bazen duygularını sen ifade edemezsin.
Kelimeler beynini terk eder, cümle kuramazsın.
İşte böyle zamanlar da bir şarkı dinlersin
Bir bakarsın o şarkı seni anlatıyor, hissettiklerini.
Bu nasıl mümkün oluyor şaşırıyorum bazen.
Sanki bizi anlatmak için yazılmış bütün şarkılar.

***

Seni seviyorum, sevgilim.
Ve bazen kalbime ağır gelecek kadar çok özlüyorum.
Bazen özlemden bir iki damla gözyaşı
Ama sonra hemen bırakıyorum ağlamayı, neden biliyor musun?
Sen artık benimsin ya, benim sevgilimsin.
Bu çok güzel bir duygu.
Öpüyorum kalbinden sevgilim.

4 Ağustos 2013 Pazar

         
                                               
 ''Benim için özel yapılmış gibi.   Dizleri saçlarımı okşasın diye,  Omzu yaslanıp derdimi anlatayım diye,  Kolları sarılsın, dudakları öpsün diye,  Sırtı bütün gece uyuyayım diye.  Kalbi ısıtmak için bütün içimi.   Seveyim diye, çok seveyim diye.''                                               











 Böyle satırlar okudukça üzülüyorum sevgilim. Yine de gelecek günlere olan umudumu kaybetmiyorum. Biliyorum ki gönlümüze bu sevgiyi koyan Rabb'im bir gün ellerimizi de birleştirecek. Bir gün biz de çok mutlu olacağız ve bugünleri gülerek hatırlayacağız. Beraber tekrar okuyacağız bu blogları, yazdıklarımızı. Daha sıkı sarılacağız birbirimize biliyorum.  Ve hiç bırakmayacağım o gün ellerini, özgürce tutabileceğim, özgürce öpebileceğim çünkü. Fotoğraflarımız olacak. En güzel hayallerimden biri de bu. Bir kaç tane fotoğraf albümümüz olsun. Mutlu anlarımızda, gülerken, beraber ağlarken çekilmiş fotoğraflarımız. Bizden birer anı, aşkımıza tanıklık eden fotoğraflar olsun istiyorum. Yani ne olursa olsun hep yan yana kalalım. Zorluklara karşı tıpkı şimdi ki gibi beraber ''kürek çekiceğiz.''
                                               
                                             
                                         
                                                                         
                                               

3 Ağustos 2013 Cumartesi



                             ''Durma Göğe Bakalım.''
İkimizin şiir defterinden bir şiir. Turgut Uyarın o muhteşem dizeleri.

''İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım.
Şu kaçamak ışıklardan, şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar.
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut.
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım.''

Bazı şiirlerin her kelimesi seni anlatır ya öyle bir şey benim için bu şiir. harcadığım gözler diyor ya şair tıpkı öyle işte. gereksiz insanları görüyorum, karşıma çıkıyorlar  ama seni göremiyorum. Sokakta seni görme ihtimalimin olmaması üzüyor ama elden bi şey gelmiyor.
Ve ellerim aranıp duruyor gerçekten sevgilim. Senin ellerini görmek, senin ellerini tutmak istiyorum, sadece bu.

''Senin bu ellerin de ne var bilmiyorum, göğe bakalım.
 Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum.''

Tıpkı böyle oluyor sen ellerimi tuttuğunda. yapabilsem hep tutarım ellerinden. Sanki elini tuttuğumda her şeyi yapabilirim gibi geliyor. Yeter ki sen ellerimi tut, yanımda ol ve hep yanımda kal.

 ''Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
   Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat.'' 

İşte böyle güzel dizelere sahip bir şiir. Sadece şiiri yazacaktım kendi cümlelerimi de eklemeliyim dedim. İkimize dair cümleler kurmadan bir yazı olmasın dedim. Çok özledim. Nasıl cümle kursam da anlatsam özlemimi diye düşünüyorum, sanki bütün cümleler gidiyor aklımdan. Sanki dünya da kurulacak cümle kalmamış gibi. Oysa çok güzel seviyorum ben seni ve çok güzel de özlüyorum. Sadece sana sarılarak bunu gösteremediğim için cümlelerimle anlatmak isterdim. Bir gün olacak inanıyorum. En çok istediğim tabi ki sarılarak anlatmak. Oda olacak bir gün inanıyorum.
Seni çok seviyorum.
My hero.

3. şahıstan yazıyorum ama sensin ''o''

Bir müzik duyuyorsun, özlemeye başlıyorsun.
Yazdığı şiirleri okuyorsun, sizin olan şiir defterini. Aynı şiirleri kaç defa okumuştum kim bilir. Ama onun el yazısından okumak ayrı bi keyifti. Çünkü bana onu hatırlatıyordu el yazısı. Yanımda hissediyordum böylece. Onun dokunduğu yaprağa dokunuyorum, isimlerimiz yazılı. İsimlerin üstünden elimi geçiriyorum. Gözlerimi kapatıyorum, elimin üzerinde elini hayal ediyorum. Kalbim hızlı hızlı atmaya başlıyor. Oysa bu sadece bir hayal, ama ben yine de onu hayal ettikçe heyecanlanıyorum o kadar.
 Bizi yakıştıranlar geliyor aklıma. Çok yakışıyorsunuz diyorlar içimde bir bayram havası ama cevap verirken heyecanımı bastırıyorum ve ''teşekkür ederim'' diyebiliyorum. Sonra biri geliyor diyor ki. Birbirinize benziyorsunuz, bu en güzeli. Beni en çok mutlu eden söz. Sana benzemek, senin bana benzemen. Yani birbirimizi hatırlatmamız güzel şey.
 Bütün fotoğraflar da ikimizi buluyorum diyordum ya sana. Bu her gün daha da artıyor. El ele tutuşmuş sevgililer gördüğüm de tiyatro gecesi geliyor aklıma, sonra o ilk elimi tuttuğunda ki heyecanım. İçimde bir yangın vardı sanki. Ve yüzüme yansımasından ve kızarmaktan korkuyordum. Ama sanırım kızardım. İlk defa yanağımdan öptüğünde de aynısı olmuştu. Koşa koşa kendimi lavaboya atmıştım. Yüzüm kıpkırmızı olmuştu, elim ayağıma dolaşmıştı heyecandan. Sevmenin böyle tatlı yan etkileri de oluyordu. Her ne kadar kızarmaktan hoşlanmasam da. Sarılanlar sevgililer görüp bir gün diyorum, bir gün bende sımsıkı sarılacağım ona. İçimde kalmayacak. Öylesine çok özledim ki, ancak böyle rahatlarım diyordum.
 İlmek ilmek işliyorum ben seni kalbime. Öyle kolay kolay silinmeyecek şekilde, hep kalbimde kalman için. Hep beni sevmen için yapıyorum. Korkuyorum çünkü bir gün birbirimizden vazgeçmekten. Biliyorum sevgilim, ayrılmak yok bu aşkta. Ama insan korkuyor, bu kaçınılmaz bir şeydir. Birini sevdiğinde onu kaybetme korkusu da bir yerde hep durur. Bu güzel bir şey biraz. En azından sevdiğinin göstergesidir. Çünkü sevmeyen insan da böyle bi korku olmaz.
 Sen diyordun ya hiç böyle seveceğim aklıma gelmezdi diye, benimde öyle. Hatta bu kadar sevileceğim de aklıma gelmezdi. Ama başıma geldi. Ve ben bundan çok mutluyum. Kaybetmek de istemiyorum. Hep benimle olsun istiyorum. Bütün mutluluklarımız da ''biz'' olalım istiyorum. O kadar.

2 Ağustos 2013 Cuma



                                                        ''Papatyalar al, gel bana.''

Bu sözü kaç yere yazdım bilmiyorum. Test kitaplarına, kağıtlara, facebooka daha bir çok yere.
Hani deseler ki ne isterdin sevgilinden.
Vereceğim cevap da bu olurdu.
''Papatyalar alsın, gelsin bana yeter.''
Yani bu küçük bi şey mutlu ederdi beni.
Ben her gün ne umutlarla geldim okula. Yazıyorum her yere. görmüyor mu acaba diye düşünüyorum. Sonra sizin sınıfın camının karşısında papatyadan taç yaptırdım, oturdum bekledim. Ne şansmış ki bende ki çıkmadın. Sonra zil çalınca kalktık, merdivenlerden çıkarken bir de ne göreyim. Başka iki kızla konuşuyorsun kapının önünde. Resmen yıkıldım. Arkadaşlarım filan Prenses gibi olmuşsun demişlerdi. Hoşuma gitmişti neden biliyor musun? Çünkü küçüklükten beri hep papatyadan taç takınca prenses gibi görüneceğimi düşünmüştüm, ya da beyaz bir elbise ile.
Ama o gün papatyadan taç takmak ikinci planda kalmıştı çünkü ilk plan senin görmendi. Sesli konuşmadığım mı kaldı, kahkaha atmadığım mı. O an ki psikolojiyle tepki verecek olursam siktiğimin penceresinde çıkıp bana bakmadın.
Neyse buradan da anlayacağın gibi. Bana küçük bi papatya da versen mutlu olacak bi insanım. Bir de gülümsesen. Yani hayalimde ki gibi tam gerçekleşmez.  Çünkü hayalim daha uzak kentler de gerçekleşebilir. Bir papatya verirken bana yanağıma aniden bi öpücük kondurman gibi. Küçük şeylerden biz olduğumuz da mutlu olmak gibi. Beni sevmen gibi, seni sevmek gibi. Çünkü ben seni severken mutluyum. Sevmek güzel şey, seni sevmek ise apayrı bir dünya sevgilim.
Seni çok seviyorum.
My hero.











































Sadece seninle bir sabaha günaydın diyebilmek düşüncesi bile gülümsetiyor yüzümü. Her şeyin daha güzel olacağı günleri görmek istiyorum seninle, sadece seninle. Çünkü biz, sen ve ben bu zorluklara beraber kürek çekerek güzel bir mutluluğa kavuşacağız inanıyorum. Buna olan inancım daha çok yaşamak için bir sebep oluşturuyor benim için. Ben her gece dualar ediyorum. Allah'ım sen ikimizi de kazadan beladan koru. İnşallah ikimizde aynı şehre gidebiliriz, mutlu olabiliriz diye. Korkuyorum çünkü bunların olmamasından ve Allah'tan diliyorum bunları, gerçekleşmesine olan inancımı artırıyor. Her gece yatmadan önce dua okuyorum, gözlerimi kapatıp seni hayal ediyorum ve sana doğru üflüyorum. Yani öyle düşününce sana ulaştığını düşünüyorum. Biraz çocukça, ama bunları yaptığımda daha bi rahat uyuyorum geceleri.
 Çünkü ben bir gün seninle aynı evi paylaşmayı istiyorum. Sabah kalktığımda ilk senin yüzünü görmek güne öyle mutlu başlamak istiyorum. unlar güzel hayaller, gerçekleşmesini canı gönülden istediğim hayallerim.

**

Ne kadar üzersek birbirimizi yine mutlu edecek olanlar bizleriz biliyorsun. Kahraman Tazeoğlu'nun dediği gibi:
''İçimi acıtan da sendin.
  Acımı dindirecek olanda.''
Bunu aklımızdan ve kalbimizden çıkarmayalım yeter. Bunu bilelim, bu yüzden birbirimizi kaybetmeyelim. İkimizinde birbirine ihtiyacı var çünkü. Seni seviyorum ve hep seveceğim.

Because my hero.

1 Ağustos 2013 Perşembe


Bak ben bu resme bakınca bile ikimizi düşünüyorum. Şöyle güzelli bi evimiz olabilir. İstediğimiz gibi döşer, istediğimiz renklere boyarız. Aslında bizim olacak olması bile mutlu eden bir hayal. Fotoğraflar çok şey anlatıyor genel de. Hele de böylesine güzel seviyorken birini. Her mutlu fotoğrafta ikimizi görüyorum ben. Bu çok güzel bi şey. mutlu ediyor çünkü beni. Böyle buldukça fotoğraflar yazacağım buraya da. Paylaşmak güzel ama sadece seninle. Böyle güzel şeyler içimde kalmasın istiyorum sadece.
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
Ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.
Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
Fakat asla ümitsizliği değil.
 Bir Nazım şiiri daha. Okurken senden bir şeyler bulmamı istemiştin. Buluyorum, her satırda, her dizede. Okurken seni düşünüyorum ben. Seni hissederek okuyorum bütün şiirleri. Dinlediğim bütün şarkılarda ikimizi bulduğum gibi. Birini sevmek böyle bir şey demek ki. Her şeyimde sen varsın şimdi, ellerime baktıkça ellerini, aynaya baktıkça karşımda gözlerini görüyorum. Ve saçıma dokunuşun geliyor aklıma mutlu oluyorum. Yüzüme dokunuyorsun, bakamıyorum gözlerine çünkü utanıyorum. Ama kalp atışlarım hızlanıyor.
 Hayalini anlatmıştın ya bana. Benim de bir hayalim var. Kulağına şiirler fısıldadığım hayallerim var.  Yolda öyle el ele yürürken durup kulağına şiir fısıldıyorum. Kimseler duymuyor, sadece sen ve benim aramda. Sonra yanağından öpüyorum ama hala yüzüne bakamıyorum. kolunu omzuma atıyorsun ben sarılıyorum, sana sığınıyorum aslında. Sen benim huzur bulduğum limansın. Ve ben orada mutlu oluyorum, senin yanında.
 Nazımın da dediği gibi ''Sende ben imkansızlığı seviyorum fakat asla ümitsizliği değil.'' Asla ümitsiz olmamalıyız. Güzel günler bizi bekliyor sevgilim. Ben buna inanıyorum, mutlu olacağımıza inanıyorum. Sen beni sevmeye, ben seni sevmeye devam ettikçe mutlu olacağımıza, bütün bu zorlukları aşacağımıza inanıyorum.
 Seni seviyorum, my hero.
 Hep benimle kal.