Bazen mutluluklarınızdan büyük bir kule inşa edersiniz. her mutlu olduğunuzda o kule de yükselir. ve bir gün biri gelir hiç çekilmeyecek bir taşı yerinden çeker. Önceden verdiği bir kararı sırf karşısındakinin hayalini doğru bulmadığı için değiştirir.
İşte o bütün kule benim üstüme yığıldı. Mutluluklarımın altında ağlayan küçük bir kız çocuğu gibi kaldım. Ezildim. Saatlerce ağladım, üzücü bir roman okuduğumu ya da dramatik bir film izlediğimi bahane edip daha da ağladım. Gece çok geç olduğunda yatağıma yattım. Selpağımı alıp ağlamaya orada devam ettim. Sonra sabah kalktığımda zaten küçük olan gözlerim bir göz altlarımın şişmesi üzerine daha da küçülmüştü ve biraz da ağrıyordu. Baş ağrısını da unutmamak lazım tabi ki.
Ona söyledim, eğer devam edeceksek en çok 3 yıl bekleyeceğiz. Tabi arada şansımız bir kez yaver giderse yan yana gelebiliriz. Ama onun dışında uzaktan bir sevgi yeşerteceğiz kalbimizde. Beklemek istemezsen anlarım dedim. Ki gerçekten anlardım da. Çünkü birinden beni 3 yıl beklemesini isteyemem. Ama o kesinlikle gitmeyeceğini söyledi. Hep bekleyeceğini de ekledi. Ben de ona bekleyeceğimi söyledim. aralıklarla da olsa 1 yıla yakın bekledim. Yine beklerdim. Onu böylesine çok ve içten seviyorken nasıl beklemeye bilirdim ki zaten. Keşke mutluluklarımız daha uzun sürse. Ve keşke ağladığımda başımı onun omzuna koyabilsem, orada huzur buluyorum çünkü ben. ve şimdi ellerinden, omzundan, gözlerinden uzak kalacağım. Sadece uzaktan bakacağım. Ama o anlayacak biliyorum göz göze geldiğimizde gözlerimde ona olan aşkımı görecek. Konuşmasak da bunu anlayacak biliyorum.
En büyük tesellim onun yanımda olması zaten. Ve hep yanımda olacağını söylemesi. Ve ben böyle bir adamı kaybetmekten çok korkuyorum. Keşke kendi hayatımızda ki insanların bazılarını seçebilseydik veya onların bazı düşüncelerini biraz olsun yumuşata bilseydik iyi olmaz mıydı. Çok iyi olurdu ama olmuyor, yapamıyoruz. Yapabileceğimiz en iyi şey, daha doğrusu benim şu an yaptığım en iyi şey ağlamak.
Gidip sınava çalışacağım şimdi. İstediğim yere gidebilmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım ve oraya gideceğim. İnanıyorum ki o da gelecek sonradan benimle. Bizim mutlu olacağımız tek yer farklı bir şehir zaten. İhtiyacımız olan tek şeyde bu. Ve buna sahip olabilmem bir sınava bağlı. Benim oturup en iyi şekilde hazırlanıp gitmem lazım. Ancak o zaman ona istediğim gibi sarılabileceğim ve mutlu olacağım. Tek ve en güzel umudum bu benim. Buna tutunacağım kötü şeyler düşündüğümde. Bir gün onunla mutlu olabileceğimiz günler gelecek aklıma. Ben bunu başaracağım inanmaya bir çok insana rağmen, inanıyorum ki o da başaracak. Sonra bir gün hayatlarımızı birleştirirsek eğer o günde bir çok kişiye rağmen gerçekleştirmiş olacağız. Ben inanıyorum ki o da olacak. Tek yapabildiğim dua edebilmek ve çalışmak. Bunları en iyi şekil de yapacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder