14 Eylül 2013 Cumartesi

 90 gün sevgilim sensiz geçen 90 gün.
 Başlar da nasıl da üzülmüştüm bu günler geçmez diye. Geçti işte, bitti bu yıllar gibi süren hasret. Şimdi sen yarın şehrime ayak basıyorsun ben bir daha doğuyorum, bir kez daha yeniden başlıyorum hayata seninle. Çünkü seninle geçirdiğim günler yan yana olamasak bile varlığını bilerek yaşamak şu şehir de ''yaşamak'' işte sevgilim. Sen yokken izlediğim bir dizi de şu söz geçmişti:
  ''Belki bir gün bir şiirin içinde karşılaşırız seninle.''
İşte biz o gün sevgilim bir şiir dizesinde karşılaştık seninle. Ve o günden sonra artık daha çok şiir okur oldum, her şiir de seni buldum tekrardan. O yüzden bir gece o bütün utancı bir kenara bırakıp cesaretimi toplayıp bir şiir okudum sana. Ve sonra sen geçen gün şiirler okudun ya bana. Bir gülümseme oturdu dudaklarıma geçmedi uzun bir süre. İşte sen beni böylesine çok mutlu ediyorsun sevgilim.
 ''Durma göğe bakalım.''  ile başladı her şey. İyi ki de başlamış. Bana yazıp da verdiğin o şiirler kendimi hiç bu kadar değerli hissetmemiştim. İlk defa bir adam benim için şiirler yazmıştı. İşte o gün biraz daha anladım ne kadar çok sevildiğimi. Belki ben şiir yazamazdım ama benim duygularımı anlatan güzel insanların dizelerini paylaşabildim seninle.
 Sonra bir gece ''Ve her şey tekrarlıyor seni nice sevdiğimi'' diyebildim sana. İyi ki de demişim.
 ''Yüzde hudutsuz kere yüz'' seviyordum seni. Sen de ''yüzde hudutsuz kere yüz'' kadar özlüyordum diyordun. İkisi de aynı kalbe çıkıyordu aslında. Çok bekledik, sabrettik sevgilim. Ama bütün bu özlem yarın sona eriyor. Artık o şiir dizelerini kulağına fısıldayabileceğim. Sense söylediğin gibi gözlerime bakıp okuyabileceksin o şiirleri. Bende büyük bir mutlulukla dinleyeceğim seni.
Seni seviyorum, sevgilim.
İyi ki varsın kalbimde devrim yapan adam.